"Karadeniz, 2004 yılına kadar Türkiye’nin  batı tarafından kuşatılamadığı tek jeopolitik alandı" diyen E. Tümamiral Cem Gürdeniz, "Karadeniz, Rusya üzerinden idame edilen ve Kurtuluş Savaşının lojistiğini temin eden nakliyatın arteri oldu. Karadeniz, İkinci Dünya Savaşında da Türkiye’nin aktif tarafsızlık politikasının asli sınav alanı oldu. Karadeniz Montrö Sözleşmesi sayesinde Türkiye’nin savaş dışında kalması sonucu İkinci Dünya Savaşının en sakin cephelerinden birisi oldu" ifadelerini kullandı.

"TÜRKİYE'YE BASKI YAPMAK İÇİN KULLANILACAKTIR" 

Gündeniz, "ABD’nin ısrarla dayatttığı NATO genişlemesi yüzünden 2022’de başlayan Ukrayna- Rusya Savaşında iki yıl aradan sonra yenilen NATO ve batı, yeni kizi alanları yaratarak Rusya’nn enerjisinin azaltılması ve Çin ile yaşanacak büyük çatışmaya güçsüz girmesi için her yolu denemektedir. Hava Üssü olarak da bilinen Bükreş yakınlarında ‘Mihail Kogalniceanu’ üssünün genişleme projesi şüphesiz Amerikan jeopolitiği için bir başarıdır.Bu üs, ABD çıkarları aleyhinde Rusya ile yakınlaştığında veya Irak’ta, Libya’da Suriye’de veya başka yerlerde ABD ile çıkar çatışmasına girildiği süreçlerde Türkiye’ye baskı yapmak için etkinlikle kullanılacaktır" diye yazdı.

Almanya’daki Amerikan Ramstein Hava Üssünden dahi büyük olacak bu üssün Türkiye için son derece riskli ve tehlikeli bir gelişme olduğunu vurgulayan Gündeniz, şöyle devam etti:

"Zira bu üs, NATO’nun Asya’yı çevreleme ve Rusya ile yeni çatışma alanlarını yaratma yeteneğine güç katacaktır. Önümüzdeki 20 yıl içinde tamamlanması beklenen bu üssün Ege Denizindeki Dedeağaç Amerikan üssü ile doğrudan kara bağlantısının olması Montrö kısıtlamalarına maruz kalmadan büyük yığınaklar yapmasına izin verecektir."

"TÜRKİYE İÇİN ÖNEMLİ BİR SINAV OLACAKTIR"

ABD Başkanı Biden'ın  5 Kasım seçimlerine Rusya’ya yenilmiş olarak giremeyeceğini belirten Gündeniz, "Savaşın devamı ve Rusya karşısında zafer için her yolu deneyecektir. Ukrayna’ya F16 uçaklarının verilmesi tartışmalarının hızlandığı; Fransa’nın Rusya ile savaşmak üzere bizzat Macron tarafından Ukrayna’ya muharip birlik gönderileceği niyetlerinin açıklandığı, Dedeağaç üzerinden Romanya’ya Amerikan, İngiliz ve Fransız askeri malzeme ve personel naklinin gerçekleştiği bir dönemde Putin, Ukrayna’da artık Özel Askeri Harekât tanımını değil doğrudan savaş tanımını kullanmaya geçmiştir.

Şırnak'ta yıldırım 140 küçükbaşı öldürdü Şırnak'ta yıldırım 140 küçükbaşı öldürdü

Moskova’da 22 Mart gecesi bir konser salonunda yaşanan, 60 ‘dan fazla insanın öldürüldüğü terör olayı da şüphesiz bu sürecin ayrılmaz parçasıdır. Saldırının IŞID tarafından üstlenilmesi; Biden’ın yakın neocon ekibinden Victoria Nuland’ın birkaç gün önce Rusya sürprizlere hazır olsun ikazında bulunması; ABD Moskova Büyükelçiliğinin geçen günlerde Amerikan vatandaşlarına kalabalık yerlerden uzak durmaları çağrısını yapılmış olması gibi faktörler göz önüne alınırsa, asimetrik stratejilerin hüküm sürdüğü mevcut durumun hızlı bir tırmanma sürecine girdiği söylenebilir.

Eğer Biden hatırına Ukrayna Savaşı uzar, Rusya’nın kaçınılmaz şekilde Odesa’ya müdahalesi teşvik edilirse, bu durumda Ukrayna üzerinden Transdinyester’e bir Rus koridoru açılabilir. Bu da Rusya Moldova ve dolayısı ile Romanya krizini tetikler. Rusya ile Moldova’nın silahlı çatışma sürecine girmesi ABD’li neoconların ve askeri endüstrinin en büyük beklentisidir. Eğer Romanya Polonya rolüne girişir ve Moldova Ukraynalaşırsa, Türkiye’ye Rusya karşıtlığı için baskılar ve kışkırtmalar artar. Moldova baskılarına karşı Moskova yanlısı Gagavuz Türklerinin korunması Türkiye için önemli bir sınav olacaktır" ifadelerine yer verdi. 

"HER TÜRLÜ KIŞKIRTMAYA HAZIR OLALIM"

Türkiye'nin yerel seçimlere giderken ABD, İngiltere ve AB’nin her türlü şantajına ve tehditlerine boyun eğer duruma geldiğini iddia eden Gündeniz, "Türkiye NATO üyesi olduğu sürece Amerikan jeopolitiği için hizmet etmeye zorlanacaktır. NATO, Türkiye’nin en gizli ve özel kalması gereken savunma sanayi ve silahlanmasında kurumsal düzeyde yerini alıyor. Bu, ABD Askeri Endüstriyel Kompleksi (MIC) için büyük başarıdır. Ukrayna Rusya savaşında tarafsız kalan Ankara şimdi bu savaşta Amerikan vassalı Romanya’nın hava sahasını koruyor. Romenlerle Karadeniz’de Münhasır Ekonomik Bölge ve Kıta Sahanlığı sınırlandırmasında denizden komşu olduğumuzu da unutamayalım. Her iki devletin de Batı Karadeniz’de doğal gaz kaynaklarını çıkardığını ve bu sahaların mücavir olduğunu hatırlatalım. Yani ABD gibi bir mega kumpas kurucu için Romanya ile Türkiye arasında kriz yaratmak ve bunu baskı aracı olarak kullanmak için menüde seçenekler çok. Ne ilginçtir ki, Türkiye Suriye ve Irak’ta PKK, YPG ve PYD ile mücadelede yeni bir stratejik modele geçerken bir anda Romanya’da genişletilmiş NATO üssü kararı alınıyor. Batısında Yunanistan’daki Amerikan üsleri; Güneyinde Güney Kıbrıs’taki İngiliz/Fransız üsleri ile çevrelenen Türkiye, artık Kuzeyinde Ramstein kadar büyük bir Amerikan üssü ile çevrelenecektir" dedi.

Bu üssün gelecekte Karadeniz’de her zaman tarafsız kalması gereken Türkiye'yi NATO üyeliği üzerinden pek çok kışkırtmaya açık hale geteceğini söyleyen, Gürdeniz, "Karadeniz’de Amerikan seçimleri öncesi her türlü kışkırtmaya hazır olalım. Bu kışkırtmalar içinde Romanya liderliğinde Montrö Sözleşmesinin feshedilmesi veya değiştirilmesine (2026) yönelik bir sürecin de başlatılma olasılığının yüksek olduğunu söyleyebiliriz. Türkiye Karadeniz’de jeopolitik fırtınaya büyük bir zafiyet içinde yakalanmıştır. Durum İkinci Dünya Savaşı konjonktüründen daha vahimdir. Zira nükleer silah çağında yaşıyoruz ve Batı dünyası  savaş çıkartma ve savaşı devam ettirme azim ve kararlılığında sınır tanımıyor" ifadelerine yer verdi.