2021'de mutlu olduğunu ifade edenlerin oranı yüzde 54,5 iken 2024'te bu oranın yüzde 41,3 olduğu görülmüştü. Araştırma verilerine göre yıllar içerisinde Türk halkının mutluluk oranında yüzde 13,2 oranında bir düşüş yaşandı. Erkeklerin yüzde 57,7'si mutsuz olduğunu ifade ederken kadınlarda bu oran yüzde 59,7 olarak hesaplandı.

Uzmanlar uyarıyor: Uyuz vakalarında artış Uzmanlar uyarıyor: Uyuz vakalarında artış

Araştırmada kendisini en mutsuz hisseden yaş grubu yüzde 63,5 ile 55 yaş ve üstü olduğu görülüyor. 18-34 yaş aralığındakiler yüzde 58, 35-54 yaş aralığındakiler ise yüzde 56 oranında kendisini mutsuz hissediyor.

KADINLAR, 10 YIL SONRASI İÇİN ERKEKLERE GÖRE DAHA UMUTLU

Araştırmada katılımcılara, on yıl sonraki geleceğiyle ilgili nasıl bir beklentiye sahip oldukları da soruluyor. On yıl sonraki geleceği hakkında daha iyi olacağını düşünenlerin oranı 2021'de yüzde 50,9 iken 2024'te bu oran yüzde 45'e kadar düşüyor. Daha kötü olacağını düşünenler 2021'de yüzde 31,6 iken 2024'te ise yüzde 34,7. Pek bir şey değişmeyeceğini söyleyenlerin oranı son iki yılda anlamlı bir şekilde artış gösteriyor: 2023'te yüzde 13,3 iken 2024'te bu oran yüzde 10 yükselerek yüzde 20,3'e çıktığı görülüyor.

Araştırmanın dikkat çeken detayların biri de kadınların yüzde 48,3'ünün on yıl sonraki geleceği ile ilgili erkeklere (yüzde 41,6) göre daha umutlu olması. Erkeklerin yüzde 36,6'sı on yıl sonraki geleceğinin daha kötü olacağını düşünürken kadınlarda bu oran yüzde 32,9 olarak karşımıza çıkıyor. Erkeklerin yüzde 21,7'si ve kadınların da yüzde 18,8'i pek bir şey değişmeyeceğini söylüyor.

18-34 yaş aralığındaki gençler, diğer yaş gruplarıyla karşılaştırıldığında yüzde 52,7 ile geleceğine dair daha umutlu gözüküyor. 35-54 yaş aralığındakiler yüzde 40,7 ile 55 yaş ve üzerindekiler ise yüzde 41,1 ile umutlu olduğunu belirtiyor. Kendi geleceğini en karamsar gören yaş grubu yüzde 36,3 ile 35-54 yaş aralığındakiler. Yüzde 34,3 ile de onları 18-34 yaş grubu takip ediyor. 55 yaş ve üzerindekilerin yüzde 25,8'i on yıl sonraki geleceğiyle ilgili bir şey değişmeyeceğini düşünürken bu oran 35-54 yaş grubunda yüzde 23 ve 18-34 yaş grubunda da yüzde 13 olarak karşılık buluyor.

Araştırma kapsamında katılımcılara, Türkiye'nin geleceği hakkında nasıl bir kanaate sahip oldukları soruluyor. Daha iyi olacağını düşünenler 2021'de yüzde 56,3 iken, 2024'de yüzde 45,4'e düştüğü görülüyor. Daha kötü olacağını düşünenler ise 2021'de yüzde 34 iken, 2024'te yüzde 36,7 oranına sahip durumda. ‘Böyle devam eder’ cevabını verenler 2021'de yüzde 9,6 iken 2024'te yüzde 17,9'a kadar yükseliyor.

Araştırmaya katılanların cinsiyet dağılımlarına bakıldığında, kadınlar yüzde 49,8 ile erkeklere göre (yüzde 40,8) Türkiye'nin geleceğini daha iyi görüyor. Erkeklerin yüzde 40,4'ü kötümser yaklaşırken bu oran kadınlarda yüzde 33,2. Böyle devam eder diyenlerde ise kadınlar yüzde 16,9 ve erkekler yüzde 18,8.

Türkiye'nin gidişatının daha iyi olacağına dair en yüksek umut yüzde 49,6 ile gençlerden geliyor. Bu oran diğer yaş gruplarında yüzde 43,1'de kalıyor. Ancak daha kötü olacağını düşünenlerin oranına bakıldığında da yine ilk sırayı yüzde 39 ile 18-34 yaş aralığındaki gençler oluşturuyor. Bu oran 35-54 yaş aralığındakilerde yüzde 37,3 ve 55 yaş ve üzerindekilerde yüzde 33 olarak karşılık buluyor. Bir şeyin değişmeyeceğini ve aynı ilerleyeceğini düşünenler arasındaki en yüksek oran ise yüzde 23,9 ile 55 yaş ve üzerindekiler olduğu görülüyor. Bu oranı yüzde 19,6 ile 35-54 yaş grubu ve yüzde 11,4 ile 18-34 yaş aralığındaki gençler oluşturuyor.

Araştırmada katılımcılara dünyanın gidişatı hakkındaki görüşleri de soruluyor ve son dört yılın verileri karşılaştırılıyor. Dünyanın gidişatının kötü olduğunu düşünenler 2021'de yüzde 84,6 iken 2022'de yüzde 85,9'a çıkıyor; 2023'te yüzde 76,9'a kadar geriliyor ancak 2024'te yine yüzde 86'ya ulaşıyor.

ARAŞTIRMANIN METODOLOJİSİ

Türkiye genelinde 3.101 kişinin katıldığı 29 Nisan-2 Mayıs tarihleri arasında yapılan araştırma, kantitatif araştırma yöntemlerinden CAWI tekniği ile 'Areda Survey'in Profil Bazlı Dijital Paneli' kullanılarak gerçekleştirildi.

Kaynak: DHA