Taksim İstiklal Caddesi'nde 13 Kasım 2022'de 6 kişinin hayatını kaybettiği, 99 kişinin yaralandığı bombalı saldırının faillerinden Ahlam Albashir'in yargılanmasına devam edildi. 

Cumhuriyet'in aktardığına göre 14. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda görülen duruşmaya sanık Ahlam Albashir dahil 5 tutuklu sanık jandarma eşliğinde getirildi. Bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı.

Duruşma, sanık avukatlarının esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmalarıyla başladı. Müvekkillerinin olayla ilgilerinin bulunmadığını savunan avukatlar, mahkemeden müvekkillerinin beraatını talep etti.

Sevgilisiyle plan yapıp cinayet işledi Sevgilisiyle plan yapıp cinayet işledi

Haklarındaki, 'tehlikeli madde bulundurma' suçunun, 'silah temin etme' suçuna dönüşmesi ihtimali üzerine ek savunma hakkı verilen tutuklu sanıklardan Fatma Berkel, Ahlam Albashir'in neden evlerine gittiğini bilmediğini, o dönem hamile olduğunu ve psikolojik olarak iyi olmadığını savundu. Sanık Berkel, Ahlam ile arasında sadece bir kez diyalog olduğunu, bu konuşmada da kendisine neden Türkiye'ye geldiğini sorduğunu, Ahlam'ın ise Türkiye'de yaşamak için geldiğini söylediğini ifade ederek, beraatını talep etti.

"KEŞKE BENİ ÖLDÜRSELERDİ"

Sanık Ferhat Habeş, ek savunmasında hayatında eline silah almadığını, olayla alakasının bulunmadığını ve terör örgütü PKK ile de bir alakasının olmadığını savundu. Sanık, 13 yıldır Türkiye'de yaşadığını belirterek, bu süre içinde Suriye'ye gitmediğini, Ahlam Albashir'e kapısını açtığını ve kendisine ihanet ettiklerini ifade ederek, "Keşke beni öldürselerdi de bu şeyi yapmasalardı" dedi.

Sanık Ahmet Carkes ise ek savunmasında olayla bir bağlantısının bulunmadığını, Ahlam Albashir'i korsan taksicilik yapmasından dolayı, kimsesinin olmadığının söylenmesi üzerine Esenler'den alarak konaklayacağı eve götürdüğünü ve sanıklarla tüm ilgisinin bu kadar olduğunu söyledi.

Sanık Ammar Jarkes, ek savunmasında, "Bugün Cuma. Yemin ederim ki bu olayla bir ilgim yok. 10 yıldır Türkiye'de yaşıyorum. 10 yıl içinde aldığım tek ceza ise emniyet kemeri nedeniyledir. Ülkemizden savaş nedeniyle kaçtık. Ben şahsın terörist olduğunu bilmeden Edirne'ye götürdüm. Eve döndüğümde kardeşimin yakalandığını öğrendim. Ben suçlu olsaydım emniyete kendim gitmezdim" dedi. Mahkeme başkanı, tercüman eşliğiyle sanığa göçmen kaçakçılığı suçunu kabul edip etmediğini sordu. Sanık ise bu suçu kabul ettiğini, ancak diğer suçlamaları kabul etmediğini söyledi. 

Kendilerine son sözleri sorulan sanıklar, tahliye ve beraatlarını talep etti. Bazı sanıklar ise olayı gerçekleştirenlere beddua ederek tahliye istedi.

MAHKEME BAŞKANIYLA BAŞBAŞA KONUŞMAK İSTEDİ

Sanık Ahlam Albashir ise ek savunmasında, "Kendimi savunmayacağım. Patlama olayı ve ölenler nedeniyle bana verilecek her cezayı kabul ediyorum. Ammar Jarkes'in hiçbir şeyden haberi yoktur. Ahmet Carkes telefonu kırdığında hiçbir şeyden haberi yoktu. Ahmet Haj Hasan'ın da evinde 3 gün kaldım. Aynı atölyede çalıştığımız, kadın olduğum ve kimsem olmadığını bildiği için bana yardım etti. Bu insanların olayla alakası yok. Mahkeme başkanıyla başbaşa konuşmak istiyorum" dedi. 

KARAR AÇIKLANDI

Kararını açıklayan mahkeme, sanık Ahlam Albashir'i toplamda 7 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 1794 yıl hapis cezası ile 22 bin TL adli para cezasına çarptırdı. Mahkeme, Ahlam Albashir dahil 6 sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Mahkeme 4 sanığın ise tahliyesine hükmetti.