Öztürk Yılmaz'dan sert çıkış: Türkiye, mafya devletine dönüştü! Öztürk Yılmaz'dan sert çıkış: Türkiye, mafya devletine dönüştü!

İYİ Parti Genel Başkan Adayı Müsavat Dervişoğlu, parti genel merkezinde bir basın açıklaması yaptı. 

Independent Türkçe'nin aktardığına göre, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e teşekkür ederek sözlerine başlayan Dervişoğlu, "Bizler bu partinin kurucu iradesiyiz ve herkes iyi bilsin ki, iktidar olmaya ve devlet yönetmeye talibiz" dedi.

Dervişoğlu devamında, "Türkiye’yi uzun yıllardır içinde bulunduğu ekonomik çöküşe, bürokratik ve demografik krize sürükleyen bu ucube tek adam rejimi ve onun anayasal çerçevesi olan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'dir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir kişinin aklına, ideallerine ve heveslerine terk edilemez. Türk Milleti’nin iradesi birden büyüktür. Bağımsızlığını, bedelini ödemek suretiyle kazanmış bir milletin kaderi, bir faninin şahsi ihtiraslarına kurban edilemez ve edilmeyecektir" ifadelerini kullandı.

Dervişoğlu, "Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin iş ve eylemlerine, milletvekillerinden daha fazla dahil olan bir cumhurbaşkanı, yargıçlardan daha çok yargı dağıtma gayretinde olan bir devlet başkanı, millet 'adalet' dedikçe adaleti askıya alan, millet 'hukukun üstünlüğü' dedikçe, üstünlerin hukukunu esas alan bir sistem Türkiye’ye demokrasi, adalet, huzur ve refah getiremez. Tek adam rejimi ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi artık, Türk milleti için atılması gereken bir yük, aşılması gereken bir engel, adeta sona ermesi gereken bir kabus haline gelmiştir" diye konuştu.

"AK PARTİ CEHALETİ ÖRGÜTLEMEKLE MEŞGUL"

"Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetleri milletimizin evlatlarına kaliteli bir eğitim ile parlak bir gelecek vermek yerine cehaleti örgütlemek ile meşgul olmuştur. Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetleri refah ve zenginliği üretip hakça paylaştırmak yerine, yoksulluğu ve fukaralığı yönetmekle meşgul olmuştur. Bilhassa tek adam rejiminin tahkiminden itibaren vatandaşlarımız sosyal yardımlara mecbur ve muhtaç edilmiş, siyaset ise yukarıdan aşağıya doğru tanzim edilirken, para ilişkileriyle de dizayn edilmiştir. Elbette ki tek adam rejimine, nepotizme, torpile, yargının siyasallaşmasına, antidemokratik her türlü uygulamaya, toplumsal baskıya, yolsuzluğa, yasaklara ve her türlü kayırmacılığa karşıyız. Ve tüm bunları içinde barındıran Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetine karşıyız" diyen Dervişoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

"Sayın Genel Başkanımız Meral Akşener’in, parti tüzüğünün kendisine verdiği yetkiye dayanarak 27 Nisan 2024 tarihi olarak belirlediği olağanüstü kurultay kararı, yalnızca İYİ Parti’nin uhdesindedir ve sadece İYİ Parti’nin kurumsal kimliğini bağlar. Başka siyasi aktörlerin, başka siyasi partilerin İYİ Parti'’nin olağanüstü kurultayına müdahil olma girişimleri siyasi etik ve nezakete uygun olmadığı gibi, İYİ Parti’nin cesur mensupları tarafından kabul edilebilir de değildir. Hiç kimse İYİ Parti’ye istikamet çizemez! Siyasi ikbalini partimizin dışındaki siyaset merkezlerinden gelecek kuvvete bağlayanlar şunu bilsinler ki; bu çatı altında İYİ Parti’nin kendi iradesinin üzerinde bir irade yoktur. Bu noktadan itibaren, olağanüstü kurultayımızda iyi partimize yön tayin edecek ve istikamet çizecek tek bir irade vardır o da İYİ Parti’nin saygıdeğer üst kurul delegeleridir. Ben inanıyorum ki partimizi o ya da bu siyasi partinin, iktidarın yahut muhalefetin uydusu haline getirmeye çalışanlara karşı en güzel cevabı 27 Nisan akşamında yine İyi Parti’nin bizatihi kendisi verecektir."

"Birbirimizle hesaplaşmak yerine ülkemize ve partimize yön verecek bakış açıları geliştirmeliyiz" diyen Dervişoğlu, "Bu kurultay, yeni yaraların açılmasına değil, mevcut yaraların sarılmasına vesile olmalıdır. Size söz veriyorum: Yaraları birbirimize sarılarak ve kucaklaşarak saracağız. Lütfen birbirimizi anlamaya çalışalım. Bu kurultay tarihi bir eşikte gerçekleşiyor. Bunun bilincinde olmalıyız. Cumhuriyetimizin 100.yılı doldu. Bu yüzyılın son çeyreğini, ne yazık ki cumhuriyetin anlam, değer ve kazanımlarını yeterince içselleştirememiş bir zihniyetin yönetiminde geçirdik. O nedenle, bu tarihi anı, kendimize ve dünyaya iyi anlatamadık. Eksiğimizi de, fazlamızı da yeterince tartışamadık, konuşamadık, değerlendiremedik. Yapacak çok işimiz, üstlenilecek çok sorumluluğumuz var" ifadelerini kullandı.