Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Güldür Güldür ekibi ile Dilber karakteri üzerinden İnci Taneleri dizisini eleştirdi.

Bahçeli, 31 Mayıs yerel seçimleri kapsamında Manisa'da konuştu.

Konuşmasında Güldür Güldür ekibi ile İnci Taneleri dizisinieleştiren Bahçeli, Can Atalay'ın milletvekilliğinin düşürülmesi hakkında ise Anayasa Mahkemesi'ne yüklendi. 

Irak'ta 2 PKK'lı terörist etkisiz hale getirildi Irak'ta 2 PKK'lı terörist etkisiz hale getirildi

Atalay'ın vekilliğinin düşürüldüğü meclis oturumunda yaşanan protestoların "demokratik bir hak" olmadığını öne süren Bahçeli, "Kriz ve kutuplaşmanın asıl mimarı, asıl tahrikçisi Türkiye'nin karşısındaki mihrak olan AYM'dir" dedi. 

Bahçeli ayrıca  31 Ocak'ta İzmir'in Gaziemir ilçesinde taksiciyi öldüren zanlının yurttaşlıktan çıkarılmasını istedi. 

Bahçeli'nin konuşmasından öne çıkan başlıklar şu şekilde: 

"Manisa'da sahte demokratlara müsamaha yoktur.

MHP'yi temsilen Cumhur İttifakı'nı belediye başkan adayları çok değerli isimlerdir.

Belediye başkan adaylarımızın alayını birden sizlerin onayına sunuyor, büyükşehirden ilçelere kadar bütün Manisa'nın Cumhur İttifakı'nda kenetlenmesini istirham ediyorum. 

Hüsran siyaseti ile hizmet siyasetini aynı kefeye sokamayız. Doğruya doğru, yanlışa yanlış, haine hain, kahramana da kahraman demek mesuliyetindeyiz. 

Bölücü teröristlerle demlenip, Manisa'nın önünü kesmeye çalışan siyasi müflizlerin ortak kaderimizi karartmak için her türlü çirkefliği yaptıklarını açıkça görüyoruz. 

Dürüst ve samimi olanın dua ve rıza kazanacağına iliklerimize kadar inanırız. Bizler günübirlik siyasi  kazanç peşinde değiliz. Milletimiz, huzursuz ve memnuniyetsizse geleceğe umutla bakamayız. En büyük arzumuz, milletimizin sorunlarını kökten çözebilmektir. Her insanımızın gönlüne gireceğiz.

Taksi şoförümüzü katleden alçağın vatandaşlıktan çıkartılması, hayatı boyunca rezil ve rüsva bir şekilde yaşaması adaletin mecburiyetidir. 

İNCİ TANELERİ DİZİSİNİ ELEŞTİRDİ

Bir mizah programında rol alan soytarıların, gazilerimize şerefsizce hakaret etmeleri, 100 yıl önce Cumhuriyetin ilanına atılan darbe iftirası, baskı var diyerek şehitlerimize rahmet okumayan korkakların varlığı, kahraman evlatlarımızın kanını döken terör saldırıları, gün ve gün azgınlaşan bölücü dayatmalar, dikkat çekici provokasyonlardır ve kaynak üssü dışarıdadır. 

Astronot Alper Gezeravcı sayesinde Türkiye'nin başını yükseklere çevirdiği şu günlerde bir dizi film vasıtasıyla Dilber karakterinin servis edilmesi de bir başka örtülemez çelişki ve zamanlama itibariyle manidar bir komplo emaresi taşımaktadır.

"KUTUPLAŞMANIN ASIL MİMARI AYM'DİR"

TBMM'de Can Atalay hakkında Yargıtay 3'üncü Ceza Dairesi'nin kararı okunurken hiçbir ahlak ve ölçüye sığmayan protesto gösterileri demokratik bir hak olarak görülemez. Böyle gösterilemez. 

Can Atalay, mahkemesi tarafından hüküm almıştır. Bu hüküm Yargıtay tarafından onanmıştır. Bu kararın uygulanmasından başka da seçenek kalmamıştır. AYM, vesayetçi bir tutumla, Anayasa'ya aykırı bir biçimde tarihi bir hatanın faili olarak hak ihlali kararı vermiş ve tartışmaların fitilini ateşlemiştir. 

Kriz ve kutuplaşmanın asıl mimarı, asıl tahrikçisi Türkiye'nin karşısındaki mihrak olan AYM'dir. Nerede bir hain nerede bir suçlu ve terörist varsa, Türkiye'nin varlığına kim husumet besliyorsa AYM onların hizasındadır ve onların lehine hak ihlali kararlarını cömertçe açıklamaktadır.

Meclis, AYM'nin tahakkümcü ve skandal kararına boyun eğmeyerek söz konusu şahsın milletvekilliğini düşürmüştür. 

Meclis'e düşen sorumluluk, evel emirde  Anayasa'daki çelişkileri ortadan kaldırmaktan ziyade, milli iradenin onurunu, adalet ve hukuk ve namusunu korumak, kollamak ve sonuna kadar da sahiplenmektir. Yeni bir Anayasa'ya duyulan ihtiyaç ortadır. Cumhur İttfifakı'nın bu konudaki tavrı ve samimi çağrısı da herkesçe bilinmektedir.  

Özgür bey, darbe girişimine karşı mücadeleden bahsediyor. 

CHP'nin terör örgütleri ile arasına mesafe koyması lazımdır. CHP'nin köküne dönüş yapması elzem bir ihtiyaçtır. 

Çok değil 8 ay evvel Türkiye'yi birlikte yönetmek isteyenler birbirlerine demediklerini bırakmadılar."