1453 yılında Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u kuşattığı sırada Doğu Roma İmparatorluğu tahtında XI. Konstantin Dragazesrag bulunuyordu.

Eğer fetih gerçekleşmeseydi çocuğu olmayan imparatordan sonra tahta yeğenlerinden biri geçecekti.

İşte o yeğenler fetih sonrasında Enderun Mektebine devşirme olarak yetiştirilerek Osmanlı Devleti’nin hizmetine alınmışlardır. Bunlardan ilki devlete büyük hizmetleri olan Has Murad Paşa ve kardeşi Sultan II. Beyazıt döneminde Osmanlı sadrazamı olan Mesih Paşa’dır.

Yazımıza geçmeden Roma’nın kuruluşunu ve Roma İmparatorluğunu kısaca üstünden geçelim.

Romulus ve Remulus Kardeşler

Romulus ve Remulus kardeşlerin kurucusu kabul edilen şehir olan Roma, antik dönem içerisinde Latin ve Sabin kökenli hükümdarlardan sonra Etrüsk kralları tarafından monarşik olarak yüzyıllarca yönetilmiştir. Şehir devleti olarak kurulan Roma, M.Ö 509 yılında oligarşik bir cumhuriyet yönetimi altında İtalyan yarımadasının fethini gerçekleştirirken, İmparatorluklar Döneminde ise Atlas Okyanusu’ndan Fırat Nehrine, Britanya Adasından Mısır’a kadar uzanan topraklar da hakimiyet kurmuşlardır.

M.S 350-800 yılları arasında Asya’dan Avrupa’ya başlayan Hun akınları bölgede yaşayan Slavlar, Alanlar ile Gotlar, Anglo-Saksonlar, Vandallar ve Franklar gibi Cermen kabilelerini yerinden ederek kitlesel insan göçlerine (Kavimler Göçü) neden olmuştur. Yaşanılan bu göçler sonucunda Roma İmparatorluğu Batı Roma ve Doğu Roma olmak üzere M.S 395 yılında ikiye ayrılmıştır.

Tanrı’nın Kırbacı Attila

Avrupa’nın içlerine kadar uzanan göçler sonucunda başı bozuk kavimler Batı Roma İmparatorluğu’nda birçok isyan ve savaşlara neden olmuşlardır. Hıristiyanlığın hızla yayıldığı Avrupa kıtasında birçok pagan ve Hıristiyanlar kavimler arasında çatışmalar yaşanmaktaydı. M.S 452 yılında Hun Türklerinin büyük hükümdarı olan Attila (406-453)’nın İtalya’yı işgal ederek yağmalaması Batı Roma İmparatorluğu’nu derinden sarsarak prestij kaybına neden olmuştur. Papa I. Leo (400-461)’nun Attila’nın önünde diz çökerek af dileyerek Roma şehrini işgal etmemesi istemiştir. Bunun karşılığında da Papa I. Leo, Hunlara çok fazla değerli eşyalar verirken Batı Roma İmparatorluğu Hunlara vergi vermeye razı olmuştur.

Son İmparator Romulus

Son Batı Roma İmparatoru olan Romulus Augustulus (463-476?), babasının Roma orduları baş komutanı olması sebebiyle İmparator Julius Nepos (430-480)’u darbe ile tahtan devirince yerine küçük yaştaki oğlu Romulus Augustulus’u tahta geçirmiştir. Babasının kontrolünde 10 aylık yönetiminde genç imparatoru Cermen kabilelerine şeflik yapmış Odoacer (433-493) tarafından tahtan indirilerek Napoli’deki Lucullanum kalesine gönderilmiştir. Son Batı Roma İmparatoru Romulus Augustulus’un bundan sonra akıbeti bilinmemektedir. Ne hazindir ki Roma’yı kuran kişi ile son Batı Roma İmparatoru’nun ismi aynı olup Romulus’tur.

Doğu Roma İmparatorluğu

İstanbul şehri 3000 yıllık tarihi geçmişin de başta 330 ila 395 yılları arasında Roma İmparatorluğuna, 395 ila 1204 yılları arasında Doğu Roma İmparatorluğuna, 1204 ila 1261 yılları arasında IV. Haçlı Seferi sırasında İstanbul’u işgal eden Latinlerin kurdukları Latin İmparatorluğuna, işgalden sonra tekrar 1261 ila 1453 yılları arasında Doğu Roma ve 1453-1922 yılları arasında da Osmanlı İmparatorluğuna yaklaşık 1600 yıl kesintisiz başkentlik yapmış kadim bir şehirdir.

Doğu Roma İmparatorları tarih boyunca tek bir soydan gelmez iken imparatorlukta birçok kez hanedan değişikliği yaşanmıştır. İmparator I. Konstantin ile başlayan Konstantin Hanedanlığı sırasıyla Valentinianus-Theodosius Hanedanı, Leo Hanedanı, Jüstinyen Hanedanı, Herakleios Hanedanı, İsaurya Hanedanı, Nikiforos Hanedanı, Frigya Hanedanı, Makedon Hanedanı, Komninos Hanedanı, Dükas Hanedanı, Komninos Hanedanı, Angelos Hanedanı, Laskaris Hanedanı ve 1259 yılında Latinleri başkent İstanbul’dan kovarak 1453 yılına kadar sürecek olan Paleologos Hanedanlığıdır.

Paleologos Hanedanlığı

Hanedanlığının kurucusu olan VIII. Mihail Paleologos, 1259 ila 1282 yılları arasında Doğu Roma İmparatorluğu’nu yönetmiştir. VIII. Mihail Paleologos, ordu komutanı olarak görev yaparken anne tarafından eski Doğu Roma İmparatoru III. Aleksios’un torunudur. Doğu Roma’nın tanınmış ailelerinden birine mensup olan VIII. Mihail Paleologos, atalarından 11 imparator yer almakta olup, eski hanedanlardan olan Dukaslar, Komnenoslar ve Angeloslar ile akrabalıkları bulunmaktaydı.

VIII. Mihail Paleologos ile tekrar canlanan Doğu Roma İmparatorluğu siyasi, ekonomi ve askeri olarak eski gücünden uzakta XIII. Yüzyıl içerisinde Anadolu topraklarının feodal sistemle yönetilen bir devlet konumundaydı. Anadolu’da Moğol İstilasının yarattığı tahribattan sonra Türk Beyliklerinin Doğu Roma ile sınır devlet olmalarıyla birçok çatışmalar yaşanmaktaydı. Doğu Roma Ordusunun büyük bir çoğunluğunu oluşturan paralı askerler Türklerle yapılan savaşlarda mağlup olurken, Osmanlı Devleti Rumeli topraklarına geçerek kısa sürede Balkan coğrafyasını topraklarına katarken Edirne şehrini başkent yapmışlardır. XV. Yüzyıla gelindiğinde Doğu Roma İmparatorluğu sadece bir yarımadadan ibaret devlet konumundaydı.

Tarih boyunca birçok medeniyetin Doğu Roma’nın başkenti İstanbul şehrini kuşatmış olmasına rağmen alınamamıştır. Osmanlı Devleti’nin ilk İstanbul’u kuşatan padişah olan Yıldırım Bayezid (2 kez) olurken, ondan sonra Fetret Devri’nin şehzadelerinden Musa Çelebi ve Sultan II. Murad birer kez kuşatmıştır. Sultan II. Murad’ın 1451 yılında ölümünden sonra tahta çıkan II. Mehmed’in ilk icraatı İstanbul’u kuşatma altına almak olmuştur. O dönemde Doğu Roma tahtında Paleologos Hanedanına mensup XI. Konstantin bulunmaktaydı.

İstanbul’un Fethi ve Paleologos Hanedanının Sonu

Sultan II. Mehmed, 29 Mayıs 1453 tarihinde henüz 21 yaşımda iken Doğu Roma İmparatorluğu’nun kadim başkenti İstanbul fethederek, 1058 yıllık Roma İmparatorluğuna son verirken, kuşatma sırasında XI. Konstantin’in ölümüyle de imparatorluk hanedanı son bulmuştur. Yine kaderin cilvesi ki, Doğu Roma’nın ilk ve son imparatorları Batı Roma İmparatorları gibi aynı ismi taşımaktaydılar.

Doğu Roma İmparatorluğu’nun son imparatoru olan XI. Konstantin’in kendisinden sonra tahta bırakabileceği varisi olarak erkek kardeşi Thomas Paleologos’un iki erkek çocuğu yer almaktaydı. II. Mehmed İstanbul kuşatmasında başarısız olması durumunda Doğu Roma İmparatorluğu siyasi varlığını sürdürecek iken, XI. Konstantin’den sonra tahta yeğenlerinden biri geçecekti. İstanbul’un fethi sonrası Paleologos Hanedanının varisleri olan bu iki genç prens esir düşerek Enderun Mektebine alınmış ve birer Osmanlı Devlet adamı olarak yetiştirilmişlerdir. Devşirilen iki prenslerden büyük olanına Murad, küçük olanına ise Mesih isimleri verilirken gösterdikleri yararlılıklardan dolayı Paşalık mevkililerine kadar yükseleceklerdir.